Prof. Dr. Atıf URAL

2016-2017, 2017-2018 Eğitim/Öğretim yıllarından itibaren okullarda okutulan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin 11. sınıf “Din Hayat” adlı ünitesinde, inançla ilgili Felsefi Yaklaşımlar başlığı altında; Deizm, Ateizm, Sekülarizm, Agnostisizm gibi felsefi düşünceler, hurafe ve batıl inanışlar konusuyla aynı ünite içinde verilerek, öğrencilerin zihninde bu kavramlara karşı olumsuz bir düşünce üretilmeye çalışılmış ve itibar saldırısı gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere, dolaylı olarak “laikliğe karşı olumsuz düşünce ve görüşler öğrencilere empoze edilmeye çalışılmıştır. Laiklik karşıtı anlayış, sadece dinle ilgili dersler için değil pozitif bilimleri konu alan derslerde de görülmektedir. Örneğin, biyoloji dersinden Evrim Teorisi çıkartılmıştır.
Peygamberimizin Hayatı ve Adab-ı Muaşeret adlı derslerin müfredatına konulan “cihat” kavramı, “kadının kocasına itaat etmesi ibadettir” vb. ifadeler çağdışılığın örnekleridir.
Bu derslerde, doğru ve yanlış inanç tasnifi yapılmaktadır. Laik bir devlette hiçbir inanç doğru veya yanlış olarak nitelenemez. İslam’ın sadece belli bir mezhebi ve bir anlayışı esas alınıp, o mezhep ve anlayışın İslamla özdeştirilmesi gibi korkunç yanlışlıklara düşülmektedir.
Gerek zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi olsun, gerekse seçmeli dini dersler olsun, tümünde istisnasız yer alması gereken Atatürkçülük ve Laiklik konuları seçmeli dini derslere hiç konulmadığı gibi son yapılan değişikliklerle zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatından da çıkarılmıştır. Bu durum laik eğitime ve bütünüyle laikliğe vurulan en büyük darbedir. Bu ülkeye laikliği getiren büyük Atatürk’e karşı bu çok olumsuz tutum ve davranışlar, ülkeyi karanlık bir geleceğe götürmektedir. Bu gün için tek çözüm iktidarın değişmesidir.

* Cami ve Siyaset – Cemil KILIÇ – Kırmızı Kedi Yayınevi, 1229/ İstanbul – 2020. kitabından alıntı yapılarak yazılmıştır.