Corona Virüs Salgını nedeniyle “Sokağa çıkma, ev de kal” kısıtlamasını yaşayan 65 yaş üstü birisinin (emekli öğretim üyesi) duygu ve düşüncelerinden bir demeti bilgilerinize sunmak isterim.
Ben bu felaketi, doğayı yok eden, dünyanın dengesini bozan ve 21. yüzyılın felaketini hazırlayan yaratıklara karşı Tanrı’nın bir gazabı olarak yorumluyorum. Umarım, insanlık bu yıkımdan bir ders çıkarır… ama ben buna inanmıyorum… Ülkemizde olanlar bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirecek olursak;
Yetkililer, bu felaket geliyorum demesine rağmen gerekli önlemleri, zamanında ve yerinde almamışlardır. Örneğin, umreye gidişleri önlememişler, dönenleri gerekli önlemleri zamanında alamayarak karantinada çok yetersiz kalmışlardır. binlercesi doğrudan evlerine gitmişlerdir…çok sık ve gereksiz karşılamalar olmuştur… bulaşım hızı artmıştır.
Bir tünele girilmiştir… tünelin ucundaki ışık farkedilememektedir. Ulusal, ortaklaşa bir mücadele gerekirken, yetkililer bu işi de partizan bir çabalamayla çözmeye çalışmışlardır ve halen de bu yanlı gayretle süregelmektedir. neden Ortak mücadele Toplantısına, en gerekli kurumlar örneğin, Türk Tabibler Birliği, Türk Eczacılar Birliği, Disk vb. muhalefet parti temsilcileri çağrılmamıştır, bilgilendirilmemişlerdir?
Neden virüsü tanıma ve değerlendirme Sağlık Kitabı, zamanında yurt içinde ve dışından sağlanmamıştır?
Neden Sağlık Bakanı açıklamalarında sürekli olarak hep Cumhurbaşkanının desteğinden söz etmiştir?
Neden bu Kritik Zaman sürecinde, fırsattan yararlanarak bazı HDP’li Belediye Başkanları görevlerinden alınıp kayyum atanmıştır?
Neden haksız ve demokratik olmayan bir biçimde vatansever Gazeteciler tutukevlerine sokulmuşlardır?
Neden bu salgın nedeniyle kapanmak zorunda bırakılan işyerlerinde çalışmak zorunda olanlar işlerinden olmuşlar, ama onları maddi bir tazminat maaş ödenmesi yoluna gidilmemiştir?
Neden bir Sosyal Devletin Gerekleri yerine getirilmemektedir.
Neden bu çok kritik süreçte Sosyal Demokrat CHP Belediyelere, devletin vermek yükümlülüğü ve sorumluluğunda olduğu mali kaynakların muslukları kapatılmıştır? Bu Cumhuriyetin sosyal ahlakına uyar mı?
Bir ve beraber olmak zorundayız. Zorlukları yenecek gücümüz var ama bir ATATÜRK yok..
Cumhuriyetçi nesiller, kinder ve dindar nesillerin yaptığı hataları düzeltecek güçtedir… Yeter ki moralimizi bozmayalım…


61 yıllık bir Elektrik Mühendisi ve bir Elektrikli Ulaşım Profesörü olarak şu gerçeğe inanıyorum: Ülkemizdeki çeşitli Endüstriyel Kuruluşlarda ve Teknik Üniversitelerde çalışmakta olan elektrik, elektronik, bilgisayar, makina, kimya mühendislerinden, çağdaş hekimler ve ulusal yapıdakilerden oluşturulacak Bilimsel Gurubun finansal olarak desteklendiği sürece gerçek anlamda yerli bir yakın mesafe “Elektrikli Otomobil”, ulusal yakıtının da hidrojen enerjili olacak şekilde yaratabilir… Ortaya çıkarabilir, “yaratıcılık engellenmediği, sürece…
Gerçek Bilim insanlarımıza güvenelim.