Şükrediyorum acı, acı… iyi ki bu dönemler Rektör değilmişim. Gerçi benim gibisini ne bu şerefli görevi vermezler ve vermeyeceklerdi…
Bugün adı Üniversite olan 210 Yüksekokul öğretim kurumunda artık her ne yapılacaksa her kim bir göreve getirilecek ise Yukarılardan belirleniyorsa, nerede kaldı Üniversitelerin uluslararası bilimsel niteliklere göre varolması gereken idari, mali, bilimsel özerklikleri, 1 kuklabaşı YÖK varken!
Üniversiteler bir ulusun geleceğini bilimsel anlamda belirlemek, oluşturmak için kurulmuş yüce kurumlardır. Orada fikri hür, vicdanı hür vatandaşlar görev yapardı… Hem de dünyanın gelmiş geçmiş en büyük lideri büyük Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği Gençlik ve vatansever Türk vatandaşları… çalışırlardı.
Hukuk yok edilmiş, özgürlükler kısıtlanmış, laiklik yerler altında, ülke beton yığınına dönmüş, iktisadi çöküş gelmiş… Nerede bu ülkenin hukuk, iktisat mühendislik, ilahiyat vb. fakültelerinin çok değerli! Dekanları, o üniversitelerin kondurulmuş Rektörleri… Sizler hiç konuşmaz mısınız, fikirler, projeler üretmez misiniz? İmamlar siyaset yapabilmek istiyor? Yarın askerlerde böyle bir arzu beyan ederse, bunlara ‘evet’ yolları açılırsa ülke ne olur? Uyanın gaflet uykusuna yatan “uykucular”…
Uyanın ülkesini sevenler… gerici tarikatların ele geçirdiği 4 ile 14 yaş arasındaki çocukların geleceğini karartanları bu sülüklerden kurtarmak sizin göreviniz…. değil mi?…