Akıl ve Gönül Pınarlarından akıp gidenler kitabının 3. baskısı yayınlananmıştır.

Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu kitap, büyük Atatürk ilke ve devrimleri içinde yetişmiş ve bu değerler için yaşamış ve mücadele vermiş ve vermekte olan vatansever bir Türk vatandaşının duygu ve düşüncelerinin satırlara yansımasıyla oluşmuştur.
Bu kitapta, son yıllarda yazılı basında çıkan makalelerim, görsel medyada yaptığım TV konuşmaları ve verdiğim konferansların içerikleri toplanıp değerli okurların bilgilerine sunulmuştur.
Çok çeşitli konularda yazılmış olan makalelerin içeriği, genelde ülkesini çok seven bir fikir adamının fikir ve gönül bahçesinde yetişen düşünce, öneri çiçeklerinden oluşmuştur. Çağdaş düşüncelere sahip olan, yaşamı boyunca “dürüstlük, doğruluk, medeni cesaret, tarafsızlık ve insan sevgisi ilkeleriyle” yaşamış ve onlar için mücadele etmiş bir bilim adamı bu kitabı “genç beyinlere, ülkesini seven, gerçek değer yargıları için yaşayan insanlara” adamıştır..
Ne mutlu ki “Düşüncelerde, ilkelerde, gönüllerde yaşayan” bir ATATÜRK`ümüz var…
Ne mutlu ki, hür ve bağımsız bir ülkede yaşıyor ve “Ne Mutlu Türk`üm” diyebiliyoruz…
Sevgi ve saygılarımla…

Ülkemizde gerçek anlamda Üniversite -pek azı dışında- kalmamıştır.

Prof. Dr. Atıf URAL
(Kocaeli Üniversitesi Kurucu Rektörü)

2020 Türkiye’sinde, devlet ve özel olmak üzere sayıları 200’e yaklaşan adı Üniversite olan, ama gerçekte Üniversite olmayan eğitim kuruluşları vardır. Bir Üniversite’nin uluslararası bilimsel arenada, Üniversite olarak tanımlanabilmesi için Bilimsel, Mali, İdari, özerkliklere sahip olması gerekmektedir. Bugün hangi yüksek öğretim / eğitim kuruluşumuzda bu değerler vardır?
Üniversiteler ülkenin geleceğine yön veren, bilimsel projeler, öneriler üreten değerli bilim adamlarının oluşturduğu kuruluşlardır… ama bugün öyle mi? Pek çoğu bilimsel bilgi ve görüşten yoksun, şaibeli sınav sonuçlarıyla yerleştikleri kadrolarda haksız verilmiş ünvan ve kadrolarla “üniversitecilik oynayan” liyakatsız kullar topluluğu değil midir?
Bugün Üniversitelerin hangisi, fakültelerin hangisi “ülke sorunları”na ilişkin […]

Ortaöğretim Kurumlarında Din Eğitimi yoluyla laiklik yokedilir ve Atatürk yok sayılırken..*

Prof. Dr. Atıf URAL

2016-2017, 2017-2018 Eğitim/Öğretim yıllarından itibaren okullarda okutulan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin 11. sınıf “Din Hayat” adlı ünitesinde, inançla ilgili Felsefi Yaklaşımlar başlığı altında; Deizm, Ateizm, Sekülarizm, Agnostisizm gibi felsefi düşünceler, hurafe ve batıl inanışlar konusuyla aynı ünite içinde verilerek, öğrencilerin zihninde bu kavramlara karşı olumsuz bir düşünce üretilmeye çalışılmış ve itibar saldırısı gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere, dolaylı olarak “laikliğe karşı olumsuz düşünce ve görüşler öğrencilere empoze edilmeye çalışılmıştır. Laiklik karşıtı anlayış, sadece dinle ilgili dersler için değil pozitif bilimleri konu alan derslerde de görülmektedir. Örneğin, biyoloji dersinden Evrim Teorisi çıkartılmıştır.
Peygamberimizin Hayatı ve Adab-ı Muaşeret adlı derslerin müfredatına […]

Ülkemizde Elektrikli Hızlı Tren Üretiminde Dev Adımlar

Prof. Dr. Atıf URAL (Ülkenin İlk Elektrikli Ulaşım Profesörü)

Yerli Tren (Elektrikli Tren) Hız 160 km/h. ilk yerli ve milli 29 Mayıs 2020’de 5 Vagon – 324 yolcu (225 km/h hız için çalışmalar) (Powered Aselsan Traction) (3 Phase Esentr. Mot.) üretildi.
Sakarya Tüvasasta üretilen milli elektrikli tren raylara indi.
Genel Müd. Prof. Dr. İlhan Kocaarslan Tüvasasta Mayıs 2017 – Mayıs 2020 1600 eleman ile çalıştı. Yazılım ve Donanım (Aselsan) yaptı.
Artık Yüksek Hızlı Tren alınmayacak.
Bu arada;
Aselsan Temsa Elektrikli Otobüsü üretti.
10 gizli silah. (çok gizli 10 Süper Silahı)
Nato şokta. Türkiye ve Çin kıtalararası füze yaptı.
Milli ve yerli projeleriyle tanınan ve bu nedenle yabancı […]

Nasıl kurtulabiliriz?

Prof. Dr. Atıf URAL

Türkiye Cumhuriyetinin, 21 Yüzyılın Çağdaş Demokratik, Sosyal bir Devleti olabilmesi için, 2020 yılında içinde bulunduğu durumdan bir an önce kurtulması gerekir.
Dünyaya örnek olmuş Atatürk Cumhuriyeti’nin o yıllardaki yurttaşlarında yokluklara rağmen var olan devlet büyüklerine güven ve saygının yeniden yaratılması gerekir. 2020 Türkiye’si bugün dünyanın en güçlü, en zengin, en mutlu ülkesinden biri olabilir, yeter ki yöneticiler “özgürlük benim karakterimdir” diyebilsin, yeter ki Atatürk ilke ve devrimlerinden taviz vermesin…
Tek adam yönetim sisteminin başarısızlığı ortadadır… Bir an önce Demokrasiye geçmeliyiz, ama onun içinde çağdaş demokrasinin gerekleri yerine getirilebilmelidir. Bir atılım yapılması gerekir… Bunun için bu atılımı gerçekleştirebileceklerine inandığımız […]

Yüksek Öğretimde ortaya çıkan/çıkartılan ÇARPIKLIKLAR ..2019 yılı itibariyle..

Ülkemizde, bugün için 206 üniversite bulunmaktadır. 2017/2018 döneminde öğrenim gören öğrenci sayısı 7 milyon 560 bin 371. Öğretim Elemanları 158.098. Kadın akademisyen 70.235, Erkek 87.863, Prof. 24.640,, Doç. 14.950, Dr. Öğr. Üyesi 37.520, Öğr. Görevlisi 35.484, Arş. Gör. 45.998. 2019 Türkiye’sinde ülkemizin üniversite adı verilen Yüksek Öğretim Kurumlarının niceliksel verileri bu şekildedir. Çağdaş, Atatürkçü Türkiye Cumhuriyeti, karşı sinsi üst destekli çabalara karşın Eğitim/Öğretim alanında, bu eğitim kadrolarıyla geleceğin Türkiyesini hazırlamaktadır. Ülkemizde Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği Yasası) Kanunu ile öncelikle yabancı hakimiyetine son verilmiştir.

1925 ve 1926 yılı Genelgeleriyle yeni bazı düzenlemelerde getirilmiştir. Hiçbir okulda Türk ve Türk Devleti aleyhine, derslerde ve […]

Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığının Ortaya Koyduğu Yeni Üniversiteleri Değerlendirme Kriterleri

6 Kasım 1981’de kurdurulan Yüksek Öğretim Kurumu, bu ülkenin halen Üniversitelerinin olmazsa olmaz özgürlüklerini (bilimsel, mali, idari) kısıtlayıcı 2547 sayılı YÖK yasasının 38 yıldır uygulayıcısı görevini yapmaktadır.

Bu süreç içinde iktidar olan tüm hükümetler bu antidemokratik yasayı değiştireceklerini ilan etmiş, vaat etmiş olsalar da yapılması gerekeni yapmamışlar, yapamamışlardır. En son YÖK, Üniversite Rektörlerine bir yazı göndererek, bundan sonra Yüksek Öğretim kurumlarında “Karne Uygulaması”na geçileceğini bildirerek, esasları, kriterleri ortaya çıkaran bir genelge hazırlamıştır. Ana Başlıklar; *

1) Araştırma, Geliştirme, Proje ve Yayın Biliminde;

– Ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış yayın sayısı

– SCI, SCI-Expanded, SSCI, AHCI ve ESCI endeksli dergilerde yayımlanmış yayın sayısı

– Üniversite adresli bilimsel […]