Akıl ve Gönül Pınarlarından akıp gidenler kitabının 3. baskısı yayınlananmıştır.

Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu kitap, büyük Atatürk ilke ve devrimleri içinde yetişmiş ve bu değerler için yaşamış ve mücadele vermiş ve vermekte olan vatansever bir Türk vatandaşının duygu ve düşüncelerinin satırlara yansımasıyla oluşmuştur.
Bu kitapta, son yıllarda yazılı basında çıkan makalelerim, görsel medyada yaptığım TV konuşmaları ve verdiğim konferansların içerikleri toplanıp değerli okurların bilgilerine sunulmuştur.
Çok çeşitli konularda yazılmış olan makalelerin içeriği, genelde ülkesini çok seven bir fikir adamının fikir ve gönül bahçesinde yetişen düşünce, öneri çiçeklerinden oluşmuştur. Çağdaş düşüncelere sahip olan, yaşamı boyunca “dürüstlük, doğruluk, medeni cesaret, tarafsızlık ve insan sevgisi ilkeleriyle” yaşamış ve onlar için mücadele etmiş bir bilim adamı bu kitabı “genç beyinlere, ülkesini seven, gerçek değer yargıları için yaşayan insanlara” adamıştır..
Ne mutlu ki “Düşüncelerde, ilkelerde, gönüllerde yaşayan” bir ATATÜRK`ümüz var…
Ne mutlu ki, hür ve bağımsız bir ülkede yaşıyor ve “Ne Mutlu Türk`üm” diyebiliyoruz…
Sevgi ve saygılarımla…

Y.Ö.K. Üniversitelerde ne yapmak istiyor?

Bu ülkenin geleceğinin en büyük güvence kaynağı olan Üniversitelere, yetkili üst düzey yönetimlerince, özellikle son zamanlarda, sürekli “onur kırıcı işlemlerin uygulamaya konulmasına”, sınırlı finans güçlerinin daha da kısıtlanmasına çalışılmaktadır.

Üniversitelerin itibarları, toplumdaki saygınlıkları, bu arada Üniversitelerin kendi elemanlarınca da yıpratılmaktadır. Üniversiteler, bu ülkenin kendilerinden bekledikleri görevleri yeterince yerine getirmemişlerdir. YÖK denen Kurum, genelde bağımlı Başkanları yönetiminde, iktidardaki kesimlerin isteklerini uygulamada çoğu kez başarılı olmuştur! ama bu arada Üniversiteler sürekli kan, itibar ve moral kaybetmişlerdir…

Üniversiteler, genelde kurulduğu günden bugüne YÖK Genel Kurulları tarafından alınan veya alınamayan yanlış ve geç kararlar nedeniyle, kargaşa ortamlarına sürüklenmişlerdir.

Bu arada, bazı Üniversitelerin kamu vicdanını yaralayan, ulusal onuru […]

ÜLKENİN GELECEĞİNDE ÜNİVERSİTELERİN ÖNEMİ VE GÖREVİ

Üniversiteler (Yüksek Öğretim Kurumları), bir ülkenin geleceğini hazırlayan, yeni nesilleri, uygarlık dünyasında, en modern teknoloji ve bilgiyle donatarak yetiştirmesi gereken ulusal kurumlardır. Buralarda yetişenlerin, genelde bilimsel dünya görüşlü, bilgili, medeni cesaret sahibi, ulusunun onurunu her değerin üstünde tutan kişiler olması gerekir.

Büyük Atatürk, bir ülkenin geleceğinin, üniversitelerde üretilen bilgi kaynaklarından, değerli ve özverili öğretim elemanlarının çalışmalarından geçtiğini çok iyi bildiğinden, 1933 yılında, 2252 sayılı Yasa ile,

Üniversite Reform Yasasını gerçekleştirmiştir. 1946’da 2’nci Üniversite Yasası çıkartılmıştır. Bunları izleyen yasalar;

115 sayılı 3’ncü Üniversite Yasası (1961 yılı)

1750 sayılı 4’üncü Üniversite Yasası (1973 yılı)

2547 sayılı 5’inci Üniversite Yasası (1981 yılı) şeklindedirler.

Bu yasalarda genelde, Türk Yükseköğretim […]

TÜRKİYE NEREYE SÜRÜKLENİYOR?

Eğitimde dünyada bir değişim süreci yaşanıyor. Birçok ülkede eğitimin, özellikle de yüksek öğretimin finansmanı ve yönetiminde köklü değişmeler gerçekleşmektedir.

Bir ülkenin geleceğinin temellerinin Eğitim Kurumlarında atıldığını çok iyi bilenler, bugün ülkemizde Milli Eğitimde, Atatürk devrim ve ilkelerini Eğitim Birliği Yasasını bozan ulusal değer yargılarını yok edici dış modeller uygulamaya çalışıyorlar.. Medrese sistemine geçme çabasındakiler… Çökmekte olan bir Ortaöğretim modelinden sonra Üniversiteler de çökertilmeye, bir kaos ortamına sürükletilmeye çalışılıyor. Bilim Kurumları siyasal olarak dar ufuklu koşullandırılmış kul kadrolarla dolduruluyor. Ülkemiz, çok üzülerek söylemek gerekirse, çok değerli bir yazarın* kaleme aldığı kitabında belirttiği gibi, Kadiri Tarikatının devlette egemen olmaya çalıştığı bir süreci yaşıyor.

Özelleştirme […]

Dünyada İslam ülkelerinin bugünkü durumu…

Halen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde 5 daimi üye bulunmaktadır. ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa. Bu 5’in kararı, tüm ülkeleri bağlıyor. Veto hakları var. Bu antidemokratik dünya düzenini simgeleyen bir yapıdır. Neden 1,5 milyarlık İslam dünyasının bir temsilcisi burada yok. (Not : Dünya nüfusu ~7 milyar kişi).

Avrupa’nın karanlık ortaçağı yaşadığı dönemde dünyayı aydınlatan İslam dünyası, neden bu duruma düştü? Pakistanlı Siyasal Bilimci Dr. Faruk Salcer’in 2010 da The News International gazetesinde çok önemli bir makalesi çıktı. Neden Yahudiler bu kadar güçlü, müslümanlar bu kadar güçsüz? Rakamlar çok çarpıcı;

İslam Konferansı Örgütünün 57 üyesinde toplam 500 Üniversite var iken sadece ABD’deki Üniversitesi […]

Megakent İstanbul’da Ulaşım (Trafik) Sorununun Çözümüne Yönelik Öneriler

Yaklaşık 20 milyon insanın yaşadığı İstanbul-Mega kentinde yapılan varsayımlara göre; 1 günde Toplu Taşıma Araçlarıyla, yaklaşık 14 milyon yolculuk yapılmaktadır. 2,5 milyon özel araç, eğitim kurumları nedeniyle günde yaklaşık 3,5 milyon eğitimci-öğrenci yollardadır (yaz ayları dışında).

Ülkemizde, Elektrik Toplu Taşıma Sistemlerine gereken yeterli önemin verilmemesi, geçmişte bunun bilincinde olan yöneticilerin sorumluluk ve yükümlülük makamlarında bulunamamaları, bu günkü “Ulaşım Kargaşası”nı yaratmıştır. Bir de buna Çarpık Kentleşme ve Kentlerin köyden kente göç’ün Merkezleri olması, sığınmacıların çok artması ulaşımı içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur.

İstanbul; bugüne kadar bitmeyen Rant Hırsı nedeniyle yükselen gökdelenler, önlenemeyen kent’e göç ve plansızlık, programsızlık, nedenleriyle adeta can çekişmektedir.

İstanbul’un Toplu Taşıma […]

“NASIL BİR ÜNİVERSİTE” SORUSUNA YANIT ARARKEN

Üniversitelerimizde, çağdaş üniversitelerde olduğu gibi;

Teknolojik yenilikleri izleme, (bilimsel yayın ve eğitsel teknolojik gelişmelerin izlenmesi)
Sağlıklı bilgi edinebilme, (bilimsel işbirliği, internet bağlantıları)
Teorinin uygulamaya geçirilmesi, (bilimsel çalışmalar yapılabilecek laboratuarlar, birimler, merkezler, teknoparklar)
Doğru, güncel bilim alanları seçilmesi (21. yüzyılın meslekleri, çağın gerekleri)
Doğru karar verebilme kriterleri eksiksiz uygulanmalıdır.

Bir ülkenin şayet,

Alt yapısı tamamlanmış,
Eğitim düzeyi yükseltilmiş,
Yaşam standartları iyileştirilmiş,
Bilim ve teknolojisi ilerlemiş,
Vatandaşlarının demokratik haklarına sahip çıkılmış ve hukuk en yüce güvence kaynağı olmuş,
Bilime, bilim adamına değer verilmiş ise o ülke çağdaştır. Aynı kriterler üniversiteler içinde geçerlidir.
Ekonomide, ticareti ateşleyen rekabet ne ise,
Bir ülkenin insanlarının kalkınması ve uygarlığının temeli, ateşleyicisi de Eğitim’dir.

Onun için,

2000’li yılların teknolojik yarışında geri kalmamak, üniversitelere önem, […]